Bakıma Muhtaç Babası İçin Tayin İsteyen Öğretmene KDK'dan Emsal Karar!
Bakıma muhtaç babası için Denizli'ye atanmak isteyen öğretmen, mahkeme kararına rağmen İstanbul veya Gaziantep'e zorlandı. Kamu Denetçiliği Kurumu idareyi haksız buldu.
Bakıma muhtaç bir yakını nedeniyle tayin isteyen öğretmenleri ve tüm kamu görevlilerini yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karar çıktı. Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), mahkeme kararını kazanan bir öğretmenin, sağlık mazeretiyle hiçbir ilgisi olmayan illeri tercih etmeye zorlanmasını hukuka aykırı buldu. KDK'ya göre idare, mahkeme kararının yalnızca sonucuna değil gerekçesine de uymak zorunda.
Olay nasıl başladı?
Isparta'da beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan başvurucunun babası Denizli'de yaşıyor. Tam teşekküllü bir hastaneden alınan raporla babanın başkasının yardımı olmadan hayatını sürdüremeyeceği tespit edildi. Öğretmen de babasına bakabilmek için sağlık mazeretine dayanarak Denizli'ye atanmayı talep etti. Ancak talebi karşılanmadı.
Bunun üzerine konu yargıya taşındı. Isparta 1. İdare Mahkemesi, idarenin ret işlemini iptal etti. Mahkeme kararında üç noktaya dikkat çekti: babanın Denizli'de ikamet etmesi, başkasının yardımı olmadan yaşayamadığının raporla ortaya konulması ve ihtiyaç duyulan tedavinin öğretmenin görev yaptığı yerde yapılamaması.
Mahkeme kararından sonra yaşananlar
Mahkeme kararının ardından öğretmen önce Afyonkarahisar'a atandı, ancak bu işlem daha sonra iptal edildi. Ardından öğretmenden, babasının yaşadığı Denizli ile hiçbir bağlantısı olmayan İstanbul ya da Gaziantep'ten birini seçmesi istendi. İdare bu tutumunu "norm kadro yetersizliği" ve "atıl kapasite oluşması" gibi gerekçelere dayandırdı. Öğretmen bunun üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurdu.
KDK: Kararın ruhuna da uymak zorunlu
KDK, 4 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/14347 başvuru numaralı tavsiye kararında öğretmeni haklı buldu. Kurum, Anayasa'nın 138'inci maddesine göre idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu, bu kararları değiştiremeyeceğini ve yerine getirilmesini geciktiremeyeceğini hatırlattı. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28'inci maddesi de idareye, mahkeme kararının gereğine göre gecikmeksizin işlem yapma yükümlülüğü getiriyor.
KDK'ya göre idare mahkeme kararını "lafzı ve ruhuyla" birlikte değerlendirmeli, özellikle gerekçesini dikkate almalıydı. Isparta 1. İdare Mahkemesi'nin kararı, öğretmenin durumunun sağlık mazeretinin bulunduğu Denizli esas alınarak yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılıyordu. Öğretmenin İstanbul ya da Gaziantep'e yönlendirilmesi ise hukuki belirlilik ve hukuk güvenliği ilkeleriyle çelişiyor, sağlık mazereti kurumunun amacını ortadan kaldırıyordu.
Kadro yetersizliği gerekçe olamaz
Kararın en dikkat çekici yönlerinden biri, idarenin ileri sürdüğü norm kadro yetersizliği ve atıl kapasite gerekçelerine ilişkin değerlendirme oldu. KDK, bu gerekçelerin mahkeme kararıyla ortaya konulan sağlık mazeretini etkisiz hale getirecek şekilde kullanılamayacağını açıkça belirtti. Kurum, sağlık mazeretine dayalı yer değiştirmelerin kişinin yaşam ve sağlık hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Mevzuat ne diyor?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72'nci maddesi yer değiştirmelerin hizmet gerekleri doğrultusunda adil ve dengeli bir sistemle yapılmasını öngörüyor. 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu'nun 18'inci maddesine göre öğretmenlerin sağlık ve can güvenliği mazeretine bağlı yer değiştirmeleri yıl içinde takvime bağlı olmaksızın yapılabiliyor; bu atamalarda Bakanlığın öğretmen ihtiyacı ve öğretmenin tercihi dikkate alınıyor. MEB Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 29'uncu maddesi de aynı esası koruyor.
Benzer durumdaki memurlar ne yapmalı?
Bakıma muhtaç anne, baba, eş ya da çocuğu nedeniyle tayin isteyen kamu görevlilerinin öncelikle tam teşekküllü bir hastaneden durumu açıkça ortaya koyan sağlık kurulu raporu alması gerekiyor. Talebi reddedilen memur idari yargıya başvurabiliyor; mahkeme kararına rağmen mazeretle ilgisiz bir yere atanırsa Kamu Denetçiliği Kurumu'na ücretsiz başvuru yolu da açık. KDK kararları tavsiye niteliğinde olsa da idareler için önemli bir yol gösterici kabul ediliyor ve bu karar benzer durumdaki binlerce öğretmen ve memur için emsal teşkil edebilir.