Sözleşmeli Personelin Görevlendirmesi İptal mi Olacak? Yönetmelikte Büyük Boşluk
24 Ekim'de yürürlüğe giren düzenleme 4/B'li personelin geçici görevlendirilmesini yasakladı, ancak mevcut görevlendirmeler için geçiş hükmü yok. Aile ve sağlık mazeretli personel tedirgin.
24 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle 4/B'li sözleşmeli personelin memur kadrosuna geçinceye kadar kurumlar arasında geçici olarak görevlendirilmesine sınırlama getirildi. Ancak düzenleme, binlerce sözleşmeli personeli ilgilendiren kritik bir soruyu cevapsız bıraktı: 24 Ekim'den önce usulüne uygun şekilde onay alınarak başka bir kuruma geçici görevlendirilen ve hâlâ orada çalışan personelin durumu ne olacak? Yönetmelikte bu konuda bir geçiş hükmü bulunmaması, aile birliği ve sağlık mazeretiyle başka şehirde görev yapan personel için ciddi bir belirsizlik yarattı.
Yönetmelik ne değiştirdi?
Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle, ilgili mevzuat kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personelin memur kadrolarına atanıncaya kadar yönetmelik kapsamında geçici olarak görevlendirilemeyeceği hükme bağlandı. Değişiklik yayımlandığı gün yürürlüğe girdi. Yani bundan sonra 4/B'li bir personelin başka bir kuruma geçici görevlendirilmesi mümkün değil. Sorun, halihazırda görevlendirmesi devam eden personelde ortaya çıkıyor.
Geçmişte açık bir kural vardı
Belirsizliği daha da dikkat çekici kılan, benzer bir düzenlemenin daha önce farklı şekilde yapılmış olması. Yönetmeliğin ilk yayımlanmasının ardından yükseköğretim kurumlarının kapsam dışına çıkarıldığı düzenlemede, mevcut görevlendirmelerin en geç bir ay içinde sonlandırılmasını öngören açık bir geçiş hükmü yer almıştı. O dönemde görevlendirmeler sonlandırılmış, personel asıl kurumlarına dönmüştü. Söz konusu düzenleme daha sonra Danıştay tarafından iptal edilince yükseköğretim kurumlarında yeniden görevlendirme yapılmaya başlanmıştı. Bu kez ise benzer bir süre ya da usul belirlenmedi.
İki farklı yorum var
Birinci yorum: Personelin statüsü hâlâ 4/B'li olduğu ve hüküm yürürlüğe girdiği için, yeni kural devam eden görevlendirmeleri de kapsar; bu nedenle mevcut görevlendirmelerin de sonlandırılması gerekir.
İkinci yorum: Hukuki güvenlik, kanunların geriye yürümezliği ve idari istikrar ilkeleri gereği, daha önce hukuka uygun şekilde verilmiş onaylar kendiliğinden ortadan kalkmaz. Geçiş hükmü konmamış olması, mevcut görevlendirmelerin aniden sona erdirilmesinin amaçlanmadığına işaret eder. Çok sayıda görevlendirmenin bir anda sonlandırılmasının kurumlara getireceği iş yükü ve personelin kurduğu yaşam düzeni de bu yorumu destekleyen unsurlar arasında.
Memurlar.net'in değerlendirmesine göre yalnızca geçiş hükmünün olmamasından hareketle görevlendirmelerin kesinlikle devam edeceğini ya da derhal sonlandırılması gerektiğini söylemek mümkün değil.
En çok kimler mağdur olabilir?
Kurumlar arası geçici görevlendirmeden yararlanan personelin önemli bir bölümü bu imkânı zorunlu nedenlerle kullanıyor. Eşinin görev yaptığı şehirde aile birliğini sağlamak için görevlendirilen bir personelin, ya da kendisinin veya bakmakla yükümlü olduğu bir aile bireyinin sağlık sorunu nedeniyle başka bir ilde görev yapan bir çalışanın kısa sürede eski görev yerine dönmek zorunda kalması telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Üstelik bu kişiler, onaylarını yürürlükteki mevzuata uygun olarak almış ve hayatlarını buna göre düzenlemiş durumda.
Kurumlar farklı uygulayabilir
Geçiş hükmü olmaması, uygulamada kurumdan kuruma farklı kararların ortaya çıkması riskini de beraberinde getiriyor. Bir kurum mevcut görevlendirmeleri hemen sonlandırırken, bir başkası onay süresinin sonuna kadar devam edilebileceğine karar verebilir. Bu da aynı hukuki durumdaki personel arasında eşitsizlik anlamına geliyor.
Gözler Cumhurbaşkanlığı'nda
Uzmanlar, belirsizliğin giderilmesi için Cumhurbaşkanlığı'nın uygulama birliğini sağlayacak bir açıklama yapmasını, gerekirse yönetmeliğe açık bir geçiş hükmü eklenmesini öneriyor. Özellikle 24 Ekim'den önce onay almış personelin görevlendirme süreleri bitene kadar mevcut kurumlarında çalışmaya devam edebilmesine yönelik bir düzenleme talep ediliyor. Açıklama yapılmazsa konunun idari başvurulara ve yargıya taşınması kaçınılmaz görünüyor. Görevlendirmesi sonlandırılan personelin, işleme karşı tebliğden itibaren 60 gün içinde idari yargıya başvurma hakkı bulunuyor.