Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem! Anlaşmazlıklara Özel Mahkeme Kurulacak

2027 Yıllık Programı'na göre kentsel dönüşüm strateji belgesi yasal zorunluluk olacak, hak sahipleriyle yaşanan anlaşmazlıklar için ihtisas mahkemeleri kurulacak.

Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem! Anlaşmazlıklara Özel Mahkeme Kurulacak

Deprem riski altındaki milyonlarca konutu ilgilendiren kentsel dönüşüm sürecinde köklü değişiklikler yolda. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, kentsel dönüşüm strateji belgelerinin hazırlanmasını yasal zorunluluk haline getirmeyi ve dönüşüm süreçlerindeki anlaşmazlıkları hızla çözmek için ihtisas mahkemeleri kurmayı öngörüyor. Başta olası Marmara depremi tehdidi altındaki İstanbul olmak üzere ülke genelindeki riskli yapı stokunun hızla yenilenmesi hedefleniyor.

Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem! Anlaşmazlıklara Özel Mahkeme Kurulacak

Strateji belgesi zorunlu olacak

Programda yer alan yeni mevzuat hazırlıklarına göre kentsel dönüşüm strateji belgelerinin hazırlanması kanuni bir zorunluluk haline getirilecek. Dönüşüm uygulamalarının şehirlerin dokusuna ve estetiğine uygun, yerinde dönüşüm anlayışıyla yürütülmesi için bütüncül projeler geliştirilecek. Sosyal yapının ihtiyaçlarına uygun ve afetlere karşı dirençli yerleşim alanları oluşturmak amacıyla kentsel dönüşümü teşvik eden programlara ağırlık verilecek. Dönüşüm ihtiyacı bulunan alanların çevresel, sosyal ve ekonomik özelliklerine göre özel dönüşüm modelleri de hayata geçirilecek.

Anlaşmazlıklar için özel mahkemeler

Kentsel dönüşümde en büyük engellerden biri olarak görülen hukuki sorunların çözümü için de önemli bir adım atılıyor. Uzlaşma süreçlerinde katılımcılığın artırılması ve anlaşmazlıkların daha hızlı sonuçlanması amacıyla ihtisas mahkemelerinin kurulmasına yönelik çalışmalar yürütülecek. Süreci yavaşlatan hukuki engellerin aşılması ve hak sahipleriyle yaşanan uyuşmazlıkların kısa sürede karara bağlanması hedefleniyor.

Bugün pek çok dönüşüm projesi, binadaki kat malikleri arasındaki anlaşmazlıklar, müteahhitle yapılan sözleşmelerdeki uyuşmazlıklar ya da yıllarca süren davalar nedeniyle başlayamıyor. Özel mahkemelerin kurulması, bu tür davaların uzmanlaşmış hâkimler tarafından daha hızlı görülmesini sağlayabilir.

İhtisas mahkemelerinin hangi illerde kurulacağı, hangi davalara bakacağı ve ne zaman göreve başlayacağı ise yapılacak yasal düzenlemeyle netleşecek. Mevcut durumda kentsel dönüşüm uyuşmazlıkları genel mahkemelerde görülüyor ve yoğun iş yükü nedeniyle sonuçlanması uzun sürebiliyor.

Rakamlarla kentsel dönüşüm

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında bugüne kadar 59 ilde 292 riskli alan ilan edildi. Riskli yapıların tespiti için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanslandırılan üniversiteler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, yapı denetim kuruluşları ve yapı laboratuvarları dahil 1.696 kurum faaliyet gösteriyor. Bu çalışmalar sonucunda 1 milyon 480 bin bağımsız birimin riskli olduğu tespit edildi. Dönüşüm alanlarıyla birlikte kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız birim sayısı ise 2 milyon 761 bine ulaştı.

"Yarısı Bizden"de 86,7 milyar liralık destek

İstanbul'da yürütülen "Yarısı Bizden" kampanyası kapsamında bugüne kadar 70 bin 416 bağımsız birim için 86,7 milyar lira destek sağlandı. Kampanya kapsamında konut sahiplerine 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira tahliye desteği olmak üzere toplam 1 milyon 875 bin liralık destek sunuluyor. Kampanyanın süresi de uzatılmış durumda. Dönüşüm alanlarının önceliklendirilmesinde afet tehlikeleri, yapı stokunun risk durumu ve toplumsal güçlükler dikkate alınarak sürecin hızlandırılması hedefleniyor.

Ev sahipleri ne yapmalı?

Binasının depreme dayanıklılığından şüphe eden ev sahiplerinin ilk adımı, Bakanlık tarafından lisanslandırılmış bir kuruluşa risk tespiti yaptırmak. Risk tespiti başvurusu e-Devlet üzerinden de takip edilebiliyor. Binası riskli çıkan maliklerin, destek kampanyalarının şartlarını ve başvuru sürelerini yakından takip etmesi, kat malikleriyle erken dönemde uzlaşma zemini araması önem taşıyor. Yeni mevzuatla birlikte uzlaşma ve dava süreçlerinin kısalması, bekleyen birçok projenin önünü açabilir.

Tüm iller için planlı dönüşüm

Strateji belgesinin zorunlu hale gelmesiyle dönüşümün yalnızca büyükşehirlerde değil, deprem riski taşıyan tüm illerde planlı bir şekilde ele alınması amaçlanıyor. Belgelerle birlikte her bölgenin risk durumu, öncelikli alanları ve uygulanacak dönüşüm modeli önceden belirlenecek. Bu yaklaşımın, parça parça ilerleyen bina bazlı dönüşüm yerine daha bütüncül ve altyapısıyla birlikte planlanan yaşam alanlarının oluşmasına katkı sağlaması bekleniyor.