Sınavsız Atanan Memurun Maaşı Kamu Zararı Sayıldı! İmzayı Atan da Ödeyecek
Sayıştay, özel kalem müdürlüğünden sınavsız mühendis kadrosuna atanan kişiye yapılan ödemeleri kamu zararı saydı. Atamada imzası olmayan harcama yetkilisi de sorumlu tutuldu.
Kamuda mevzuata aykırı atamaların faturası yalnızca atamayı yapanlara kesilmiyor. Sayıştay'ın kesinleşen bir kararı, hukuka aykırı bir atamaya dayanılarak yapılan maaş ödemelerinde, ödeme emrini imzalayan harcama yetkilisinin de sorumlu tutulabileceğini ortaya koydu. Karar, binlerce kamu yöneticisini ve harcama yetkilisini yakından ilgilendiriyor.
Sayıştay 5. Dairesi, özel kalem müdürlüğünden sınava girmeden mühendis kadrosuna atanan bir kişiye yapılan ödemeleri kamu zararı saydı ve zararın sorumlulardan müştereken ve müteselsilen, yani birlikte ve her birinden tamamı istenebilecek şekilde tahsil edilmesine hükmetti. Karar, Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından da onandı.
İki buçuk ayda özel kalemden mühendisliğe
Olay bir büyükşehir belediyesinde yaşandı. Belediye, bir kişiyi 1 Haziran 2017'de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 59'uncu maddesi kapsamında açıktan Özel Kalem Müdürü olarak atadı. Aynı kişi yaklaşık iki buçuk ay sonra, 15 Ağustos 2017'de herhangi bir sınava girmeden mühendis kadrosuna atandı. Bu atamanın ardından kişiye mühendis kadrosuna ait aylık, zam, tazminat ve ek ödemeler yapılmaya başlandı.
Sayıştay denetiminde bu ödemeler mercek altına alındı ve mühendis kadrosuna yapılan atamanın mevzuata aykırı olduğu, dolayısıyla bu atamaya dayanılarak yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturduğu sonucuna varıldı.
Mühendis kadrosu unvan değişikliği sınavı istiyor
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, mühendis kadrosunu unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayıyor. Bu kadroya unvan değişikliği yoluyla atanabilmek için unvan değişikliği sınavında başarılı olmak, ilgili fakülte ya da yüksekokuldan mezun olmak ve atanılacak kadronun unvanını taşımak gerekiyor.
Daha önceki düzenlemede istisnai memurluklarda çalışan ya da çalışmış olanların bazı kadrolara sınavsız atanmasına imkân tanıyan bir hüküm bulunuyordu. Ancak bu hüküm önce Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla durduruldu, ardından 7 Mayıs 2014 tarihli yönetmelik değişikliğiyle tamamen kaldırıldı. Söz konusu atama 2017'de, yani sınavsız geçiş imkânı kaldırıldıktan sonra yapıldığı için Sayıştay işlemi mevzuata aykırı buldu.
"Atamada imzam yok" savunması kabul edilmedi
Kararın en dikkat çekici bölümü harcama yetkilisinin sorumluluğuna ilişkin. Harcama yetkilisi, atamayı yapan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü'nde görevli olmadığını, atama onayında imzasının bulunmadığını, yalnızca maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerini imzaladığını öne sürerek karar düzeltme talebinde bulundu. Sayıştay bu talebi reddetti.
Sayıştay, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 32'nci maddesine göre harcama yetkililerinin harcama talimatlarının bütçe ilkelerine, kanuna ve diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduğunu hatırlattı. Kanunun 33'üncü maddesine göre de ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması, gider gerçekleştirme sürecinin bir parçası. Ayrıca ilk atamalarda atama onayı ve işe başlama yazısının ödeme belgesine eklenmesi zorunlu. Sayıştay'a göre bu nedenle harcama yetkilisi, ödemenin dayanağı olan atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etmekle yükümlüydü.
Harcama yetkilileri için açık uyarı
Karar, kamuda imza yetkisi bulunan herkese önemli bir mesaj veriyor: Bir ödemenin dayanağı olan işlem hukuka aykırıysa, "ben sadece ödemeyi imzaladım" demek sorumluluktan kurtarmıyor. Uzmanlar, harcama yetkililerinin ödeme emri belgesini imzalarken yalnızca atamanın onaylanmış olmasıyla yetinmemesi, özellikle ilk atamalarda belgeye eklenen atama onayı ve işe başlama yazısını mevzuat açısından incelemesi gerektiğini vurguluyor.
Memurlar açısından ne anlama geliyor?
Karar, sınavsız ya da usulsüz yapılan atamaların yıllar sonra bile denetimde ortaya çıkabileceğini ve ciddi mali sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Görevde yükselme ve unvan değişikliği gibi süreçlerde mevzuatta öngörülen sınav ve şartların atlanması, hem atamayı yapanları hem de ödeme sürecindeki yetkilileri ortak sorumluluk altına sokuyor. Kamu kaynağından yapılan her ödemenin aynı zamanda hukuka uygunluk denetimine tabi bir mali işlem olduğu bir kez daha hatırlatılmış oldu.