Patron Dövüp İmza Attırdı, Yargıtay İşçiyi Haklı Buldu! Tazminat Kesinleşti

· Güncelleme:

Maaşını alamayıp istifa eden mühendise darp edilerek belge imzalatıldı. Yargıtay, kıdem tazminatı ve fazla mesai alacaklarına hükmeden kararı onadı.

Patron Dövüp İmza Attırdı, Yargıtay İşçiyi Haklı Buldu! Tazminat Kesinleşti

Maaşını alamadığı için işten ayrılan ve ardından patronun adamları tarafından darp edilerek zorla belge imzalatılan bir kimya mühendisinin yıllar süren hukuk mücadelesi, Yargıtay'dan gelen kararla sonuçlandı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin kıdem tazminatı ve diğer alacaklarına hükmeden yerel mahkeme kararını onadı. Karar, baskı ve şiddetle imzalatılan belgelerin işçinin haklarını ortadan kaldıramayacağını bir kez daha ortaya koydu.

Patron Dövüp İmza Attırdı, Yargıtay İşçiyi Haklı Buldu! Tazminat Kesinleşti

8 yıl çalıştı, maaşını alamayınca istifa etti

Bir boya fabrikasında tam 8 yıl boyunca çalışan kimya mühendisi, ücret alacaklarını tahsil edemeyince iş sözleşmesini feshetti. Mühendis, çalıştığı süre boyunca şubat-ekim döneminde 08.00-22.00 saatleri arasında, ekimden sonra ise hafta içi 08.00-18.00, cumartesi günleri de 08.00-15.00 saatleri arasında çalıştığını belirtti. Ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini öne süren işçi, iş mahkemesinin yolunu tuttu.

Darp edilerek evrak imzalatıldı

Davacı mühendis, işten ayrılmasının ardından şirket sahibi tarafından darp edilerek bazı evrakları zorla imzalamak zorunda bırakıldığını anlattı. Ayrıca çalıştığı üç şirketin aslında aynı kişiye ait olduğunu, şirketlerin sürekli farklı kişiler adına tescil ettirilerek muvazaalı ve kötü niyetli şekilde hareket edildiğini ileri sürdü. Bu nedenle üç şirketin de alacaklarından birlikte sorumlu tutulmasını isteyen işçi; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etti.

Davalı şirketler ise iddiaların tamamını reddetti.

Mahkeme tanıkları dinledi, işçiyi haklı buldu

Davayı görüşen iş mahkemesi, davalı şirketlerin yetkilisinin aynı kişi olduğunu tespit etti. Dinlenen tanıkların benzer yönde ifade verdiğini ve işçilik alacaklarının eksik ödendiğinin ispatlandığını belirten mahkeme, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine hükmetti. Davacının fazla çalışma yaptığı ve ulusal bayram ile genel tatil günlerinde de çalıştığı tanık beyanlarıyla ispatlandı. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar verdi.

Darp ceza mahkemesi kararıyla da sabit

Şirket avukatının istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi itirazları reddetti. Kararda, asliye ceza mahkemesindeki dosyada işçinin işveren tarafından darp edildiğinin sağlık raporuyla sabit olduğu ve işverenin basit yaralama suçundan ceza aldığı hatırlatıldı. Kararın temyiz edilmesiyle devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de iş mahkemesinin kararını onayarak işçinin alacaklarını kesinleştirdi.

Kararın çalışanlar için anlamı

Hukukçular, bu tür davalarda işverenlerin sıklıkla "ibraname" ya da "tüm alacaklarımı aldım" yazılı belgeler sunarak işçinin taleplerini düşürmeye çalıştığını hatırlatıyor. Ancak iradenin baskı, tehdit ya da şiddetle sakatlandığı durumlarda bu belgeler hukuken geçerli kabul edilmiyor. İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu'nda ibranamenin geçerliliği sıkı şartlara bağlanmış durumda; alacak kalemlerinin açıkça yazılması ve ödemenin banka kanalıyla yapılması gibi koşullar aranıyor.

Karar, ücreti ödenmeyen işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatına hak kazanabileceğini de bir kez daha gösteriyor. İşçinin kendi isteğiyle ayrılmış olması, ücretlerin ödenmemesi gibi haklı bir nedene dayanıyorsa tazminat hakkını ortadan kaldırmıyor.

Benzer durumda ne yapılmalı?

  • Ücreti ödenmeyen işçi, alacaklarını yazılı olarak talep etmeli ve bu talebin belgesini saklamalı.
  • Baskı ya da tehditle imza atmaya zorlanırsa durumu derhal kolluğa bildirmeli, varsa sağlık raporu almalı.
  • İşçilik alacakları için dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekiyor.
  • Fazla çalışma ve tatil çalışmalarını ispat için mesai kayıtları, mesajlar ve tanık bilgileri korunmalı.

Uzmanlar, aynı kişiye ait birden fazla şirket arasında çalışanların sürekli el değiştirmesi durumunda, mahkemelerin şirketler arasındaki organik bağı tespit ederek tümünü alacaklardan birlikte sorumlu tutabildiğini de vurguluyor. Bu sayede işveren, şirket unvanını değiştirerek ya da çalışanı kâğıt üzerinde başka bir firmaya aktararak borçlarından kurtulamıyor.