Her 10 Kişiden 7'si Borçlu! Kart ve Kredi Borcu 7 Trilyon Liraya Dayandı

BDDK verilerine göre bireysel kredi ve kart borcu 6 trilyon 973 milyar liraya ulaştı. Asgari ödeme yapabilenlerin oranı yüzde 38,4'e çıktı, takibe düşen borç 376,5 milyar lira.

Her 10 Kişiden 7'si Borçlu! Kart ve Kredi Borcu 7 Trilyon Liraya Dayandı

Hanelerin borç yükü yeni bir eşiğe dayandı. Haber Global'in aktardığı verilere göre Türkiye'de her 10 kişiden 7'si borçlu durumda ve vatandaşların bankalara olan bireysel kredi ile kredi kartı borçlarının toplamı 7 trilyon liraya yaklaştı. Daha da dikkat çekici olan ise borcun artık ev, araba ya da tatil gibi büyük harcamalar için değil; market alışverişi, fatura ve mevcut borcun faizini kapatmak için kullanılması.

Her 10 Kişiden 7'si Borçlu! Kart ve Kredi Borcu 7 Trilyon Liraya Dayandı

Kredi kartı borcu 3,5 trilyon lirayı aştı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 11 Eylül 2026 itibarıyla bireysel kredi kartı borçları 3 trilyon 497 milyar liraya, tüketici kredileri ise 3 trilyon 475 milyar liraya ulaştı. İki kalemin toplamı 6 trilyon 973 milyar lirayı buluyor.

Tüketici kredilerinin dağılımına bakıldığında ilk sırada 2,6 trilyon lirayla ihtiyaç kredileri yer alıyor. Konut kredileri 834 milyar lirada, taşıt kredileri ise 42 milyar lirada kalıyor. Bu tablo, kredinin büyük ölçüde günlük ihtiyaçları karşılamak için kullanıldığını açıkça gösteriyor. Konut ve taşıt gibi varlık edinmeye yönelik kredilerin payı, toplam borç içinde oldukça küçük kalıyor.

Asgari ödeme yapabilenlerin oranı yüzde 38,4

OWL Intelligence tarafından yapılan araştırma, borç çevirme döngüsünde ciddi bir tıkanma yaşandığını ortaya koyuyor. Araştırmanın öne çıkan bulguları şöyle:

  • Kredi kartı borcunun yalnızca asgari tutarını ödeyebilenlerin oranı yüzde 38,4'e çıktı.
  • Borcunu hiç ödeyemeyenlerin oranı yüzde 6,6 oldu.
  • Bankalar dışında aile ya da arkadaşından borç alanların oranı yüzde 12,4 olarak ölçüldü.
  • Bakkala, kasaba ya da esnafa veresiye yazdıranların oranı yüzde 7,1'e ulaştı.

Takibe düşen borç 376,5 milyar lira

Ödeme güçlüğü çekenlerin yasal takibe düşmesi de hızlanıyor. BDDK kayıtlarına göre yıl başında 2,79 trilyon lira olan kredi kartı borçları 2 Ekim itibarıyla 3,53 trilyon liraya yükseldi. Aynı dönemde kredi kartlarında takibe alınan alacaklar yüzde 59,51 artışla 199,8 milyar liraya çıktı. İhtiyaç kredilerinde takipteki alacaklar da 116 milyar liradan 176,7 milyar liraya yükseldi. Böylece yalnızca bu iki kalemdeki yasal takipteki borç toplamı 376,5 milyar liraya ulaştı. Batık kredi kartı borcunun 200 milyar liraya dayanması, bankacılık sektöründe de risk sinyali olarak değerlendiriliyor.

TÜİK verileri geçim tablosunu gösteriyor

Türkiye İstatistik Kurumu'nun yaşam koşullarına ilişkin verileri de borçlanmanın arka planını ortaya koyuyor. Buna göre nüfusun yüzde 35,1'i iki günde bir et, tavuk ya da balık tüketemediğini, yüzde 25,1'i ise beklenmedik bir harcamayı karşılayamadığını belirtiyor. Halkın yüzde 58'i evindeki eskiyen mobilyaları yenileyemezken, yüzde 19,6'sı evini yeterince ısıtmak için gereken masrafı karşılayamıyor. Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte ısınma giderlerinin aile bütçeleri üzerindeki baskıyı daha da artırması bekleniyor.

Borç sarmalından çıkmak için ne yapılmalı?

Uzmanlar, yalnızca asgari ödeme yapmanın kalan borç üzerinden yüksek akdi faiz işletilmesine yol açtığını ve borcu her ay büyüttüğünü hatırlatıyor. Bu nedenle kart borcu ödenemeyecek seviyeye gelmeden bankayla görüşülerek taksitlendirme ya da yapılandırma seçeneklerinin değerlendirilmesi öneriliyor. Merkez Bankası'nın faiz indirimine başlamasıyla birlikte önümüzdeki dönemde kredi faizlerinde gerileme beklense de, bunun kart faizlerine ne kadar ve ne hızla yansıyacağı belirsizliğini koruyor.

Uzmanların tavsiyeleri arasında aylık gelir-gider tablosu tutmak, birden fazla kredi kartı varsa limitleri düşürmek ya da kartların bir kısmını kapatmak, nakit avans kullanımından kaçınmak ve öncelikle en yüksek faizli borcu kapatmak yer alıyor. Takibe düşen borçların kredi notunu uzun süre olumsuz etkilediği, bunun da ileride konut ya da taşıt kredisi gibi uygun faizli finansmana erişimi zorlaştırdığı unutulmamalı.